ATEŞLE OYNAYAN KIZ: LISBETH’İN SON KALAN KÜLLERİ
Kötülerin iyileri ezmek için savaş vermeleri, iyilerin çoğu zaman umutsuzluğa kapılmaları ve sırf bu neden yüzünden hayata küserek daha da hırçın olmaları onlara yapılan en büyük haksızlıktır. Bu haksızlığa göz yummak istemeyenler için serinin ikinci filmi Ateşle Oynayan Kız ideal bir seçim…
Günümüzde siyasi mücadelelerin ve intikam duygusunun insanları yanlış yönlere sürükleyip, demagojik söylemlerin ön planda yer alması ya da alacak olması manipülasyona dayalı oyunların işlenmesi için hazırlanan zeminin kaygan olduğunu ortaya koyuyor. Ve bu oyunların kilit noktası haline gelen devlet sırlarının komplo teorisine dönüşmesi; internet korsancılığının gündemini hızlandırmakla kalmayıp, önceden hazırlanan tuzağa düşmelerinin en önemli müsebbibi… Tıpkı bir balığın yem olarak oltaya takılması gibi… Zaten etraflıca incelediğimizde bazı gizli dokümanların mahremiyetinin korunamaması bunu doğrular nitelikte. Buradan anlaşılıyor ki, aramızda bir casus var! Casusluğu iyi bir şey olarak tanımlamak her ne kadar doğru olmasa da, bunlara olanak sağlayan kaynakların, haksız yere atılan iftiraların, şişirme haberlerin, yerden yere vurulan yazıların ve hayatları karartılan insanların gırla gittiği milenyum çağında casusluk ön plana çıkarılmıyor da ne yapılıyor? Bilgisayar casusluğu haricindeki “casusluk” bile, her zaman ağlarını birçok koza üzerine örüyor. Hükümeti ele geçiren “kan emiciler” bir yana dursun, şiddete dayalı olaylar medyaya objektif olarak yansıtılmadıkça o olayların gerçek yüzünü aydınlatmaya çalışan bilgisayar casusları her daim varlığını sürdürmeye devam edecekler. Bunun en iyi örneği Ejderha Dövmeli Kız filminin devamı olan Ateşle Oynayan Kız filminde saklı… [Read more...]



![enterwin_collector[1]](http://www.sinemasalyolculuk.com/wp-content/uploads/2010/07/enterwin_collector1.jpg)

