Giriş Kayıt

Ateşle Oynayan Kız

Yazar:

Bookmark and Share

ATEŞLE OYNAYAN KIZ: LISBETH’İN SON KALAN KÜLLERİ

Kötülerin iyileri ezmek için savaş vermeleri, iyilerin çoğu zaman umutsuzluğa kapılmaları ve sırf bu neden yüzünden hayata küserek daha da hırçın olmaları onlara yapılan en büyük haksızlıktır. Bu haksızlığa göz yummak istemeyenler için serinin ikinci filmi Ateşle Oynayan Kız ideal bir seçim…

Günümüzde siyasi mücadelelerin ve intikam duygusunun insanları yanlış yönlere sürükleyip, demagojik söylemlerin ön planda yer alması ya da alacak olması manipülasyona dayalı oyunların işlenmesi için hazırlanan zeminin kaygan olduğunu ortaya koyuyor. Ve bu oyunların kilit noktası haline gelen devlet sırlarının komplo teorisine dönüşmesi; internet korsancılığının gündemini hızlandırmakla kalmayıp, önceden hazırlanan tuzağa düşmelerinin en önemli müsebbibi… Tıpkı bir balığın yem olarak oltaya takılması gibi…  Zaten etraflıca incelediğimizde bazı gizli dokümanların mahremiyetinin korunamaması bunu doğrular nitelikte. Buradan anlaşılıyor ki, aramızda bir casus var! Casusluğu iyi bir şey olarak tanımlamak her ne kadar doğru olmasa da, bunlara olanak sağlayan kaynakların, haksız yere atılan iftiraların, şişirme haberlerin, yerden yere vurulan yazıların ve hayatları karartılan insanların gırla gittiği milenyum çağında casusluk ön plana çıkarılmıyor da ne yapılıyor?  Bilgisayar casusluğu haricindeki “casusluk” bile, her zaman ağlarını birçok koza üzerine örüyor. Hükümeti ele geçiren “kan emiciler” bir yana dursun, şiddete dayalı olaylar medyaya objektif olarak yansıtılmadıkça o olayların gerçek yüzünü aydınlatmaya çalışan bilgisayar casusları her daim varlığını sürdürmeye devam edecekler. Bunun en iyi örneği Ejderha Dövmeli Kız filminin devamı olan Ateşle Oynayan Kız filminde saklı… [Read more...]

Arzu Çevikalp Yazıyor:Deneyin Hazin Sonu

Yazar:

Bookmark and Share

Ütopik olan varsayımların bilimsel gerçekliğe doğru yol almasını sağlayan deneyler bir yandan insan hayatını kolaylaştırır, diğer taraftan da kötü olarak etkiler. Genetik yapı bozulduğundaysa The Experiment filminde yaşanan olaylar milenyumun ortak sorunu haline gelmekte gecikmez.

Teknolojinin ilerlemesiyle beraber hayvanlar üzerinde bilfiil uygulanan deneylerin olumlu ve olumsuz etkilerini göz önüne aldığımızda; bu deneylerden elde edilen bulgular bilimsel olaylara katkıda bulunmaktadır. Lakin hızını alamayan teknoloji hayvanlar üzerinde gerçekleştirdiği deneylerin yetersizliği yüzünden insanları da harcanmaya başlamıştır. Günümüz teknoloji çağı olmasına rağmen bu deneylerin evrim geçirip yanlış prosedürlerle uygulanıyor olması insan üzerindeki bu deneylerin yerine oturmadığını gösteriyor. Çünkü insan bilimsel açıdan çözülmesi gereken en zor varlıklardan biridir. Ve mantıklı olarak düşünüldüğünde de insanın deneyler için elverişli olmadığı alenen ortadadır. Hatta zamanla onların buhran geçirmelerine bile sebebiyet verebilir. [Read more...]

Arzu Çevikalp Yazıyor: Saw 3D

Yazar:

Bookmark and Share

 BİTMEYEN EFSANE BİR GÜN SON BULURSA…

Hayat oyunlar üzerine inşa edilen bir [Read more...]

Ejderha Dövmeli Kız

Yazar:

Bookmark and Share

IRK, DİN VE CİNAYET ÜÇLEMESİ: THE GİRL WİTH DRAGON TATTOO

Bir katil düşünün [Read more...]

Güzel Ajan Salt Iş Başında

Yazar:

Bookmark and Share

Hayat sırlarla dolu bir labirenttir. Kimi zaman o labirentte kayboluruz. Kimi zamansa [Read more...]

THE COLLECTOR

Yazar:

Bookmark and Share

DAHA NE KADAR KAN AKMALI?

Testere serisiyle seyircileri manipüle eden senarist
Patrick Melton ve Marcus Dunston,  Testere’ye fazla kafayı takmışlar belli ki. Şimdi de onun muadili olan The Collector filmini görücüye çıkartıyorlar. Hem de zekice hazırlanmış tuzaklarla…

Arzu Çevikalp

Kimilerimiz korku filmlerinin öncülüğünü yapan Testere serilerini gözümüzü kırpmadan seyretti, kimilerimiz de son derece mide bulandırıcı buldu. Eğer Testere serilerini sevenlerden ve sürekli takip edenlerdenseniz The Collector (Toplayıcı) iyisiyle kötüsüyle tam size göre. Bazı ufak tefek pürüzler hariç tabi… Bir korku filmine göre tempolu olan ve seyircilerin gözlerini adeta bir pinpon topu gibi pörtleten The Collector buram buram gerilim kokan düşük bütçeli bir film.  Düşük bütçeli olmasına rağmen The Collector, klişeleşmiş ve tabiri caizse korkutamayan korku filmleri arasından kolayca sıyrılmayı başarıyor. Çünkü film sonraki yıllarda çekilen pek çok korku filmi için prototip oluşturacak kadar bildik değil. Peki, filmin diğer klişe korku filmlerinden farkı nedir? Hemen aktaralım.  [Read more...]

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes