1982 yılında İstanbul’da doğmakla başlayan hayatım, kendimi bilip kalemi elime aldığım anda anlam kazandı. Ancak şiir, deneme ve öykü yazmak bana yetmez oldu. Alanlarımı genişletmek üzere yepyeni türlere doğru yelken açtım. Film eleştirileri, kısa haberler ve diğer muhtelif sinema yazıları bunların en yerinde örnekleridir. Sanırım adımın “Arzu” olmasından ötürü yazı yazmayı arzuluyorum. Çünkü yazmak sonradan edinilegelmiş bir mecburiyet değil doğuştan gelen bir reflekstir. Yazı farklı duygularla ve farklı şekillerde ortaya çıkar. Belli bir tarzı, şekli, kalıpları cümleleri yoktur benim için… Sigara tiryakileri için sigara içmek nasıl bir alışkanlıksa, benim için de içimdekileri kaleme dökmek “sigara” içmekten farksızdır. Diğer bir deyişle sigaranın ucundan çıkan dumandır.
Tanımadığımız insanlara kendinizi anlatmanın en güzel yolu yazmaktır. Sinema sevdamın sebebi bence filmci bir aile içinde büyürken içimde filizlenmesidir.
Eğitimimi de bu yönde geliştirerek Yeditepe Üniversitesi’nin İletişim Fakültesine bağlı olan Görsel İletişim Tasarımı bölümünden mezun oldum. Çok kısa bir süre sonra Yeditepe Üniversitesi’nin Gazetecilik ve Medya Yönetimi Yüksek Lisans programına kayıt oldum. Yabancı dil konusunda da kendimi geliştirdim. İspanyolca ve İngilizceye olan merakım nedeniyle çeşitli eğitimler aldım. Yeditepe Üniversitesi’nde Türkçe-İspanyolca, İspanyolca-Türkçe çeviri yaptım. Yetmedi şirketlere çeviri yaptım. Sürekli öğrendim halen de bu hobimi geliştirmekte ve devam ettirmekteyim.
Hayatımın tekdüzeliğini çeşitlendirmek birçok kurslara katıldım. İlk olarak amacım içimdeki çocuğu dışarı çıkarmaktı. Bu nedenle Yonca Evcimik Kültür ve Sanat Merkezi’ne kayıt olarak, modern dans ve tiyatro eğitimi aldım. Bu da yetmedi Digital Film Academy “Kamera Önü Oyunculuk” dersleri aldım. Ardından yazarlığı kalıcı kılmak uğruna; Portakal Ağacı’nın açtığı “Bir Film Nasıl Okunur…” adlı eğitim programına katıldım. Hem filmleri doğru bir şekilde okumak hem de onlara yeni anlamlar yüklemek için eğitim almam gerektiğine kanaat getirdim. Çünkü filmi film yapan metaforlardır. Yazı yazmak çok yönlü bir sanat olduğu için dur durak bilmeden sinema aşkıyla yanıp tutuşan biri olarak “Senaryo Teknikleri“ kursuna kayıt oldum. Bu kurs hayatımı şekillendirdi. Artık ne istediğimi biliyordum.
Arzu Çevikalp’in yazılarını okumak için aşağıdaki hareketli resme tıklayın


